OnlineMushaf

598. Sayfa

Alak, Kadir, Beyyine · 96:13–98:5

Alak Suresi العلق

أَرَأَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ ١٣

Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun

أَلَمْ يَعْلَم بِأَنَّ اللَّهَ يَرَىٰ ١٤

Allah'ın her şeyi görmekte olduğunu bilmez mi?

كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِ ١٥

Ama bundan vazgeçmezse, and olsun ki, onu perçeminden,

نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍ ١٦

Yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz.

فَلْيَدْعُ نَادِيَهُ ١٧

O zaman, kafadarlarını çağırsın,

سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَ ١٨

Biz de zebanileri çağıracağız.

كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِب ۩ ١٩

Sakın ona uyma; sen secde et, Rabbine yaklaş.

Kadir Suresi القدر

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ ١

Doğrusu, Biz, Kuran'ı kadir gecesinde indirmişizdir.

وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ ٢

Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?

لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ ٣

Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.

تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ ٤

Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler.

سَلَامٌ هِيَ حَتَّىٰ مَطْلَعِ الْفَجْرِ ٥

O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.

Beyyine Suresi البينة

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

لَمْ يَكُنِ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ الْبَيِّنَةُ ١

Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi.

رَسُولٌ مِّنَ اللَّهِ يَتْلُو صُحُفًا مُّطَهَّرَةً ٢

Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi.

فِيهَا كُتُبٌ قَيِّمَةٌ ٣

Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi.

وَمَا تَفَرَّقَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ إِلَّا مِن بَعْدِ مَا جَاءَتْهُمُ الْبَيِّنَةُ ٤

Ama, kendilerine kitap verilenler, onlara apaçık belge geldikten sonra ayrılığa düştüler.

وَمَا أُمِرُوا إِلَّا لِيَعْبُدُوا اللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ حُنَفَاءَ وَيُقِيمُوا الصَّلَاةَ وَيُؤْتُوا الزَّكَاةَ وَذَٰلِكَ دِينُ الْقَيِّمَةِ ٥

Oysa onlar, doğruya yönelerek, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur.

Meal: Diyanet İşleri