599. Sayfa
Beyyine, Zilzal, Adiyat · 98:6–100:5
Beyyine Suresi البينة
إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِكِينَ فِي نَارِ جَهَنَّمَ خَالِدِينَ فِيهَا أُولَٰئِكَ هُمْ شَرُّ الْبَرِيَّةِ ٦
Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkar edenler, şüphesiz içinde temelli kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte bunlar, yaratıkların en kötüsüdürler.
إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ أُولَٰئِكَ هُمْ خَيْرُ الْبَرِيَّةِ ٧
Fakat, inanıp yararlı iş işleyenler, işte onlar da, yaratıkların en iyileridirler.
جَزَاؤُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا رَّضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَشِيَ رَبَّهُ ٨
Onların Rableri katındaki mükafatı, içinde temelli ve sonsuz kalacakları, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan razıdır. Onlar da Allah'tan razıdır. Bu, Rabbinden korkan kimseyedir.
Zilzal Suresi الزلزلة
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
إِذَا زُلْزِلَتِ الْأَرْضُ زِلْزَالَهَا ١
Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;
وَأَخْرَجَتِ الْأَرْضُ أَثْقَالَهَا ٢
Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;
وَقَالَ الْإِنسَانُ مَا لَهَا ٣
Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;
يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ أَخْبَارَهَا ٤
İşte o gün, yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle kendi haberlerini anlatır.
بِأَنَّ رَبَّكَ أَوْحَىٰ لَهَا ٥
İşte o gün, yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle kendi haberlerini anlatır.
يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ أَشْتَاتًا لِّيُرَوْا أَعْمَالَهُمْ ٦
O gün insanlar işlerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük dönerler.
فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ ٧
Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür.
وَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ ٨
Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür.
Adiyat Suresi العاديات
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًا ١
And olsun Allah yolunda koştukça koşanlara;
فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًا ٢
And olsun kıvılcımlar saçanlara;
فَالْمُغِيرَاتِ صُبْحًا ٣
Sabah sabah akına çıkanlara;
فَأَثَرْنَ بِهِ نَقْعًا ٤
Ve tozu dumana katanlara;
فَوَسَطْنَ بِهِ جَمْعًا ٥
Düşman topluluğunun içine dalanlara ki:
Meal: Diyanet İşleri